İleri Görüşlülük ve Siyasette Güç İlişkileri: Geleceğe Dair Bir Perspektif Siyaset, sadece bugünün değil, geleceğin şekillendirildiği bir arenadır. Toplumlar, devletler ve yönetim biçimleri, iktidar ilişkilerinin dinamikleriyle şekillenirken, yalnızca geçmişin ya da mevcutun değil, aynı zamanda geleceğin de göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. İleri görüşlü olmak, bu bağlamda yalnızca politikaların uzun vadeli etkilerini görmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzenin geleceğini etkileyen yapıları analiz etmeyi ve bu yapılar üzerinde düşünmeyi gerektirir. Ama bir toplum nasıl daha ileri görüşlü olabilir? Hangi güç ilişkileri ve ideolojiler bu vizyonu şekillendirir? Bu yazı, siyasal ideolojilerden, kurumlara kadar geniş bir çerçevede “ileri görüşlü” olmanın ne anlama geldiğini…
Yorum BırakSes ve Hikaye Yazılar
Gerekçeli Karar Sonrası İstinaf Süresi: Psikolojik Bir Mercek Altında Hepimiz bir kararın ardından bir belirsizlikle yüzleşiriz. Özellikle gerekçeli bir karar sonrasında, içsel bir süreç başlar; bu süreç, yalnızca hukuki bir mesele olmaktan çok, psikolojik bir evrim sürecine dönüşebilir. “İstinaf süresi” kavramı ise, bu evrimde önemli bir aşamadır. Ancak bu süreyi nasıl algılar ve bu süreçte neler hissederiz? İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel, duygusal ve sosyal dinamiklere dair bu soruya derinlemesine bir bakış açısı geliştirmek, gerekçeli karardan sonra istinaf süresinin ne kadar olduğunu anlamaktan çok daha fazlasını keşfetmemize olanak tanır. Bu yazıda, kararın ardından baş gösteren duygusal, bilişsel ve sosyal süreçlere odaklanacağız.…
Yorum BırakGenleşme: Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Genişleyen İlişkileri Bazen toplumsal yapılar, bireylerin birbirleriyle ve çevreleriyle kurduğu ilişkilere o kadar derinlemesine etki eder ki, bu etkileşimler birer değişim dalgası gibi yayılır. Çevremizdeki her şeyin şekil aldığı bir toplumda, bu yapılar nasıl genişler, nasıl dönüştürülür ve kimler, ne şekilde etkilenir? Sosyolojik açıdan “genleşme”, aslında sadece bir fiziki ya da ekonomik olgu olmanın ötesinde, toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve güç ilişkilerinin genişlediği, değiştiği ve toplumları şekillendirdiği bir kavramdır. Peki, genleşme ne anlama gelir ve bu kavram, sosyal yapılar ve bireyler arası etkileşimde nasıl bir rol oynar? Hepimiz hayatın belirli aşamalarında çevremizdeki toplumsal yapıları daha…
Yorum Bırak2017/10 Sayılı Genelge Kaldırıldı Mı? Siyasi Bir Analiz Giriş: Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Sorgulama Toplumların yapısı ve düzeni, çoğu zaman yalnızca hukuki metinlerle değil, aynı zamanda güç ilişkileri, ideolojik temeller ve toplumsal anlaşmalarla şekillenir. Bireylerin davranışları, değerleri ve inançları, bu dinamiklerle etkileşime girer ve bu etkileşim toplumun genel düzenini belirler. İktidar, bu bağlamda sadece siyasi güç değil, aynı zamanda toplumsal düzeni, bireylerin haklarını ve özgürlüklerini belirleyen bir araçtır. Peki, bir genelgenin ya da düzenlemenin kaldırılması, sadece bir hukuki değişim mi, yoksa daha derin bir toplumsal dönüşümün habercisi mi? 2017/10 Sayılı Genelge’nin kaldırılması, aslında toplumsal düzeni, katılımı ve…
Yorum BırakÇoğaltmanın Eş Anlamlısı Nedir? Kültürlerin Çeşitliliği Üzerinden Bir İnceleme Hayat, insanın bir yandan kökleriyle, bir yandan da etrafındaki değişimlerle iç içe geçtiği bir yolculuktur. Farklı kültürler, farklı toplumlar, her biri kendine özgü kavramlarla, ritüellerle ve değerlerle varlık gösterir. Bu çeşitlilik, bize her kelimenin, her davranışın ve her anlayışın farklı şekillerde anlamlar taşıyabileceğini öğretir. Çoğaltma, insanlık tarihinin en temel eylemlerinden biri olmuştur; ancak bu basit görünen kavram, aslında çok derin ve çok katmanlıdır. “Çoğaltma” kelimesi, yalnızca biyolojik bir kavram olarak kalmaz; toplumsal yapılar, kimlik inşası ve kültürel ritüellerde de kendini gösterir. Peki, çoğaltmanın eş anlamlısı nedir? Birçok kültür, çoğaltmayı farklı biçimlerde…
Yorum BırakÖmer Faruk Gergerlioğlu: Bir Kimlik, Bir Kültür, Bir Mücadele Kültürler arası yolculuklar bazen sadece coğrafyayı değil, zihinsel haritaları da keşfetmeyi gerektirir. Bazen, bir toplumun değerleri, inançları ve ritüelleri, dışarıdan bakıldığında çok uzak, yabancı ya da anlaşılması güç olabilir. Ancak, bu kültürel çeşitliliği anlamaya çalışmak, insanın evrensel deneyimlerine dair derin bir anlayış kazanmasına yol açar. Bu yazıda, HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun kimliğini, kültürlerin çeşitliliği içinde antropolojik bir bakış açısıyla ele alarak, birey, toplum ve kimlik olguları üzerinden bir yolculuğa çıkacağız. Ömer Faruk Gergerlioğlu Kimdir? Kültürel Görelilik ve Kimlik Ömer Faruk Gergerlioğlu, Türkiye’nin siyasi tarihindeki önemli figürlerden biridir. İnsan hakları savunucusu, akademisyen…
Yorum BırakAile Filmi Kaç Yaş Üstü? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Günümüzde film izlemek, toplumsal normlar ve kültürel değerler hakkında bize birçok şey anlatan bir sosyal deneyime dönüştü. Her bir film, izleyicisine bir tür dünyaya açılan pencere sunarken, bu pencere bazen sosyal yapılarla ilgili derinlemesine bir düşünme fırsatı da sunar. Aile gibi film türlerinin ardında yatan ideolojiler, güç ilişkileri ve toplumsal düzen hakkında düşündüğümüzde, yalnızca sinematik bir eserle karşı karşıya olmadığımızı fark ederiz. Aile, sadece biyolojik bir yapıyı temsil etmez; aynı zamanda toplumsal iktidar ilişkilerinin, kültürel normların, yurttaşlık anlayışlarının ve demokrasiye ilişkin değerlerin işlendiği bir mikrosistemdir. Peki, aile temalı filmler, yaş…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Kinalık Kime Aittir? Eğitim, her bireyin hayatını şekillendiren, dönüştüren ve toplumu ileriye taşıyan bir araçtır. Bu süreç, yalnızca bilgi aktarımından ibaret değildir; öğrenme, düşünceyi geliştiren, yeni dünyalar açan ve insanı daha bilinçli bir varlık hâline getiren derin bir yolculuktur. Öğrenmenin her aşaması, bireylerin toplumla etkileşimini güçlendirir ve kişisel gelişimlerine önemli katkılarda bulunur. Ancak bir soru var: Kinalık kime aittir? Bu basit gibi görünen soru, pedagojik açıdan ele alındığında, eğitim ve öğrenme süreçlerinin çok katmanlı yapısını keşfetmemizi sağlar. Kinalığın sahipliği, yalnızca bireylerin öğrenme hakları ve sorumlulukları üzerine değil, aynı zamanda toplumsal eşitsizliklere, eğitimdeki fırsat eşitsizliklerine ve toplumsal sınıf…
Yorum BırakGeçit Hakkı Mutlak Mı? Toplumsal Yapılar, Güç İlişkileri ve Adalet Bir sabah, sosyal medyada bir protesto fotoğrafı gördüm. Yüzlerce insan, şehri ikiye bölen bir köprüde toplanmıştı, her biri geçiş hakkı talep ediyordu. Amaçları sadece köprüden geçmek değil, aynı zamanda kimliklerini, değerlerini ve eşitlik taleplerini bir arada dile getirmekti. O an, “Geçit hakkı”nın sadece bir fiziksel engel aşıldığında kazanılan bir şey olmadığını fark ettim. Geçit hakkı, bir yerden başka bir yere geçme değil, bir topluma, bir düzene veya bir kimliğe dahil olma sürecidir. Bu, yalnızca fiziki bir geçiş değil, bir toplumsal hak, bir bireysel özgürlük ve bir kültürel bağlılık meselesidir. Bu…
Yorum BırakGece Yarısı Ne Zaman Biter? Gece yarısı, sıradan bir zaman diliminden çok daha fazlasıdır. Zaman, toplumların tüm ekonomi ve yaşam düzenini şekillendiren en temel faktörlerden biridir. Ancak, zamanın nasıl geçtiği ve insanların bu zamanı nasıl kullandıkları, yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda ekonomik bir sorundur. İnsanların zamanın her bir dilimini nasıl değerlendirdiği, kaynakların kıtlığı ve seçimlerin sonuçları bağlamında farklı ekonomik analizlere olanak tanır. Bu yazıda, “gece yarısının ne zaman bittiği” sorusunu, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifinden ele alarak, piyasa dinamiklerinden toplumsal refaha kadar birçok farklı boyutta analiz edeceğiz. Gece Yarısının Sonrası: Mikroekonomik Bir Perspektif Mikroekonomi, bireysel karar alıcıların,…
Yorum Bırak