Tecessüm Ne Demek TDK? Bir Kelimenin Anlamıyla Yüzleşmek
Bir gün, bir kelimeye takıldım. Kelimeler hayatımda her zaman çok önemli olmuştur. Yazmak, hislerimi ifade etmek, duygularımı anlatmak için bazen tek silahım olurlar. Ama o gün… o kelime, tecessüm, beni adeta içine çekti. Başka birini tanımak gibi değil de, bir zamanlar unuttuğun bir anıyı yeniden hatırlamak gibiydi. Hadi sana biraz anlatayım.
O Anki Hissiyat: Merak, Kaybolan Bir Şeyin Peşinden
Bir sabah, kahvemi yudumlarken sosyal medyada gezinirken, bir arkadaşım “tecessüm” kelimesini kullanmıştı. “Ne kadar derin, ne kadar anlamlı bir kelime,” diye düşünmüştüm ama işin asıl enteresan tarafı, kelimenin anlamını o an öğrenmek istememdi. Hızla telefonumu elime aldım ve TDK’den baktım. Bir an için kelimeyi çevremde hiç duymamış olduğumu fark ettim ve merakım bir anda uçup gitti.
Tecessüm ne demek? “Bir şeyin şekil bulması, görünür hale gelmesi.” Kısa ve basitti. Ama işte burada bir şey vardı… İçimde hemen bir huzursuzluk oluştu. Sadece kelimenin anlamını öğrenmek değil, o anlamın hayatımda nerede şekil bulduğunu görmek istiyordum. Tecessüm, bir şeyin biçim almasıydı, ya da bir duygunun somut hale gelmesi, yani “görünür” olması. Peki ya ben? Benim hislerim? Hangi duygum şekil bulmuştu da dışarıya yansıyamıyordu?
Duygularımın Tecessümü: Bir Kayıp Zaman
Geçen yaz, çok uzun bir süre sonra Kayseri’ye geri dönmüştüm. O zamanlar, hiç beklemediğim bir şekilde, eski bir arkadaşımla karşılaşmıştım. Hani bazen, zaman geçtikçe dostluklar soğur, o insanları unutursun ya, ama bir anda bir şey değişir ve kalbin yeniden bir umutla çırpınmaya başlar. İşte o an, eski bir arkadaşla karşılaşmak bana tecessüm kelimesini hatırlattı. Çünkü yıllar önce hissettiğim o güzel duygular, o eski bağlar, birden bire “şekil buldu” ve tekrar gündeme geldi. Sanki zaman bir anda geriye döndü.
Ama işin içinde büyük bir hayal kırıklığı vardı. O kadar yıl sonra karşılaştığımda, artık birbirimizi tanımıyorduk. “Tecessüm” kelimesinin anlamını o an bir şekilde içimde hissetmiştim. O duygular, yıllar önceki saf heyecan, sevgi ve dostluk, zamanla bir şekil almış ama sonra kaybolmuştu. O insan, o eski arkadaş, artık benim için sadece bir siluetti. O duygu ise artık bir anıydı.
O an, kelimenin gerçek anlamını, ruhumda bir boşluk gibi hissettim. Bir şey şekil bulmuştu ama sonra bu şekil kaybolmuştu. Zaman, o eski bağları, duyguları ve umutları çok farklı bir hale sokmuştu. Ve bir anda kalbimde bir yarım kalmışlık, bir eksiklik hissettim. Belki de tecessüm sadece dışarıya yansıyan duygular değil, bazen içimizde büyüyen ama sonunda kaybolan şeylerdir. Zihnimize kazınan bir anı, sonra hüsrana dönüşen bir hayal…
Bir Yudum Kahve, Biraz Hüzün
Bazen, anlamlı kelimeler insanın iç dünyasında, düşündüğünden daha derin izler bırakır. Benim için tecessüm kelimesi, sadece bir anlamdan daha fazlasını ifade ediyordu. O eski dostluk, o eski heyecanlar bir zamanlar şekil bulmuştu, ama şimdilerde neredeydiler? Nerede kayboldu bu duygular? O anı, o hisleri yeniden canlandırmak istesem de, o kelimenin ardında kaybolmuş bir dünyayı bulamıyordum.
O gün, telefonumu kapattım ve dışarıya bakarak birkaç dakika sessiz kaldım. İçimde bir tür huzursuzluk vardı. Belki de içimdeki duygular bir şekilde şekil bulmalıydı, görünür hale gelmeliydi. Ama nerede, nasıl? Bilmiyorum. Ancak o kelime, bana bir şey hatırlattı. Geçmişteki bazı şeyler, yaşadığımız bazı anlar, yaşanmadıkları gibi bir şekilde kayboluyorlar. O eski dostluklar, ilişkiler, belki de yalnızca hatıralarda kalıyorlar.
Tecessüm, bir şeyin şekil bulmasıydı. Ama bazen, içsel dünyamızda şekil bulan bir duygu, kaybolan bir hatıra olabilir. Bu, belki de hayatın karmaşıklığının bir parçasıdır.
Sonuçta
Yavaşça kahvemi bitirirken, içimdeki huzursuzluk yerini sessiz bir huzura bıraktı. Hayal kırıklığı vardı ama bir yandan da yeniden şekil bulan bir umut. Çünkü duygular, insanlar, anılar… bunlar bazen şekil alır, bazen kaybolur ama her zaman bir yerde bulunurlar. Tecessüm, sadece dışarıya yansıyan değil, içimizde yıllarca birikmiş bir şeyin sonunda kendini bulmasıydı. Ve belki de en önemli şey, onu fark edebilmekti.