İçeriğe geç

kuzu eti ve nohut ile yapılan güveç olan abguşt hangi ülkeye aittir ?

Kuzu Eti ve Nohut ile Yapılan Güveç Olan Abguşt Hangi Ülkeye Aittir? Tencereden Taşan Bir Lezzetin Hikâyesi

Bazı yemekler vardır, daha adını duyduğun anda insanın aklına eski bir taş ev, yanan bir soba ve mutfaktan gelen mis gibi kokular gelir. İşte kuzu eti ve nohut ile yapılan güveç olan abguşt hangi ülkeye aittir? sorusu da tam olarak böyle bir yolculuğun kapısını açar. Çünkü abguşt sadece bir yemek değildir; içinde tarih, kültür, aile sofraları ve “bir tabak daha alayım mı acaba?” kararsızlığı saklayan bir gelenektir.

Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama geceleri yatağa girince gün içinde söylediğim bir cümleyi üç saat analiz edebilen klasik bir genç yetişkinim. Yani gündüzleri “Hayat kısa, keyfine bak” diyorum, gece olunca “Acaba markette kasiyere teşekkür ederken ses tonum garip miydi?” diye düşünüyorum. İşte bu iki hâlim arasında sıkışmışken karşıma abguşt çıktı.

Bir yemeğin insanı böyle düşüncelere sokması biraz garip geliyor ama bazı tatlar gerçekten karakter sahibi oluyor. Abguşt da onlardan biri.

Abguşt Hangi Ülkenin Geleneksel Yemeğidir?

Benzer Konular: Hangi canlılar regl olur ?

Kuzu eti ve nohut ile yapılan güveç olan abguşt hangi ülkeye aittir? diye sorulduğunda cevap genellikle İran mutfağı olur. Abguşt, özellikle İran’ın geleneksel yemekleri arasında yer alan, geçmişi çok eski dönemlere uzanan bir güveç türüdür.

Farsçada “ab” su, “gusht” ise et anlamına gelir. Yani isminin bile yemeğin temel mantığını anlattığını söyleyebiliriz: Etli su yemeği. Ancak basit bir et suyundan bahsetmiyoruz. Abguşt; kuzu eti, nohut, patates, domates, soğan ve çeşitli baharatların uzun süre pişirilmesiyle hazırlanan, hem doyurucu hem de oldukça karakterli bir yemektir.

İran sofralarında abguşt genellikle sadece karın doyurmak için değil, sohbetin bir parçası olarak görülür. Çünkü bazı yemekler hızlı yenmez. Bazı yemekler insanı masaya oturtur, çay koydurur ve “Biraz daha konuşalım” dedirtir.

Bizde de benzer bir durum vardır. Mesela İzmir’de arkadaşlarla bir yere oturup yemek yediğimizde “Hadi kalkalım” diyen kişi genellikle yarım saat sonra hâlâ masadadır. Çünkü mesele yemek değildir, mesele masanın etrafındaki hikâyelerdir.

Abguşt Nasıl Bir Yemektir? Tencerede Sabırla Pişen Bir Hikâye

Abguşt, hızlı hazırlanıp geçiştirilecek yemeklerden değildir. Bu yemek biraz sabır ister. Kuzu eti ve nohut uzun süre birlikte pişer, malzemeler birbirine iyice karışır ve ortaya yoğun aromalı bir lezzet çıkar.

Günümüzde herkesin hayatı hızlanmış durumda. Sabah alarm çalar, kahve hazırlanır, işe veya okula gidilir, mesajlara cevap verilir, sosyal medyada birkaç dakika diye girilen yerde yarım saat kaybolunur. Böyle bir dünyada abguşt biraz eski kafalı bir yemek gibi duruyor.

Ama belki de tam ihtiyacımız olan şey budur.

Bir yemeğin bize “Yavaşla” demesi.

Ben bazen yemek yaparken kendimi çok ciddi bir şef sanıyorum. Sonra mutfakta soğan doğrarken gözümden yaş geliyor ve dramatik bir şekilde aynaya bakıyorum:

“Bu soğan mı beni ağlattı, yoksa hayat mı?”

Sonra fark ediyorum ki sadece soğan.

İşte abguşt biraz böyle bir yemek. İnsanı büyük düşüncelere sürükleyebilir ama sonunda gerçek hayata döndürür.

Abguşt’un En Güzel Yanı: Sadece Yemek Olmaması

İran mutfağında abguşt hazırlanırken geleneksel olarak et ve diğer malzemeler piştikten sonra yemeğin farklı bölümleri değerlendirilir. Etli kısmı ezilerek ayrı bir şekilde yenebilir, suyu ise ekmekle tüketilebilir.

Bu yönüyle abguşt aslında ekonomik ve akıllı bir yemek kültürünü temsil eder. Eskiden insanlar ellerindeki malzemeyi en iyi şekilde değerlendirirdi. Günümüzde ise bazen buzdolabında duran bir sebzeyi görünce “Bunu ne zaman aldım?” diye küçük bir arkeolojik araştırmaya başlıyoruz.

Geçenlerde dolaptan çıkardığım bir yeşilliğe baktım. O kadar uzun süredir oradaydı ki neredeyse aile albümünde yer almayı hak ediyordu.

“Sen hâlâ burada mısın?”

diye sordum.

Cevap vermedi ama bakışıyla “Beni unuttun” dediğine eminim.

Abguşt gibi geleneksel yemekler bize aslında sadece tarif değil, geçmişten gelen bir yaşam biçimi de anlatır.

İran Mutfağında Abguşt’un Yeri

İran mutfağı; pirinç yemekleri, kebap çeşitleri, aromatik baharatları ve uzun pişen geleneksel tarifleriyle dünyanın dikkat çeken mutfaklarından biridir. Abguşt da bu mutfağın halk arasında sevilen klasiklerinden biridir.

Bu yemek özellikle soğuk havalarda tercih edilir. Çünkü sıcak, yoğun ve besleyici yapısıyla insana adeta içten bir battaniye hissi verir.

Bazı yemeklerin kalorisi vardır, bazı yemeklerin ise anısı.

Abguşt ikinci gruba girer.

Bir kase abguşt yerken insanın aklına büyük ihtimalle çocukluk sofraları, aile sohbetleri veya uzun akşam yemekleri gelir. Çünkü yemek kültürü hiçbir zaman sadece malzemelerden oluşmaz. İçinde insanların birbirleriyle kurduğu bağ vardır.

Abguşt ile Türk Mutfağı Arasında Benzerlikler

Abguşt İran’a ait bir yemek olsa da Türk mutfağıyla arasında birçok benzerlik bulunur. Özellikle kuzu eti, bakliyat ve uzun süre pişirme yöntemi bizim mutfak kültürümüzde de oldukça yaygındır.

Düşününce iki ülkenin mutfağında da ortak bir anlayış var:

“Yemek biraz beklesin, lezzeti kendini bulsun.”

Çünkü bazı tatlar aceleye gelmez.

Bir arkadaşım sürekli “Ben hızlı yemek yapıyorum” der. Bir gün evine gittim, gerçekten hızlı yaptı. Makarna haşladı.

“Bu mu?”

dedim.

“Evet.”

“Peki sos?”

“Ketçap.”

O an anladım ki bazı insanlar için yemek yapmakla yemek hazırlamak arasında büyük fark var.

Abguşt ise tam anlamıyla yemek yapma kültürünün örneğidir. Malzemeleri bir araya getirip sabırla beklemeyi gerektirir.

Abguşt Yaparken Dikkat Edilmesi Gereken Küçük Sırlar

Geleneksel bir abguşt hazırlamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır.

Kuzu Eti Seçimi Önemlidir

Yemeğin temelini kuzu eti oluşturduğu için kaliteli ve uygun bir et seçmek büyük fark yaratır. Kemikli kuzu eti, uzun pişirme sırasında yemeğe daha yoğun bir aroma verir.

Nohut Önceden Hazırlanmalıdır

Nohutun önceden ıslatılması hem pişirme süresini azaltır hem de daha iyi bir kıvam sağlar.

Acele Edilmemelidir

Abguşt’un en önemli malzemelerinden biri sabırdır. Çünkü bazı yemeklerde gizli baharat zamanın kendisidir.

Modern dünyada bunu kabul etmek zor olabilir. Telefonlarımız hızlı, internetimiz hızlı, kahvemizi bile hızlı içiyoruz. Ama bazı yemekler hâlâ bize eski dünyanın sakinliğini hatırlatıyor.

Bir Tabak Abguşt, Biraz Sohbet, Biraz Hayat

Kuzu eti ve nohut ile yapılan güveç olan abguşt hangi ülkeye aittir? sorusunun cevabı İran olsa da bu yemeğin anlattığı şey sınırları aşar.

Çünkü yemekler sadece hangi ülkeye ait olduklarıyla değil, insanlarda bıraktıkları hislerle de değer kazanır.

Abguşt; İran’ın mutfak mirasından gelen, kuzu eti ve nohutun uzun pişmeyle birleştiği, geçmişten bugüne taşınan özel bir yemektir. Ancak aynı zamanda bize daha yavaş yaşamayı, sofranın sadece yemek yemek için kurulmadığını ve bazen en güzel sohbetlerin bir tencerenin etrafında başladığını hatırlatır.

Ben kendi adıma şunu fark ettim: Hayatta her şeyi fazla düşünmeye meyilli biri olsam da güzel bir yemek karşısında beynim sonunda biraz susuyor.

Tabii tamamen değil.

Bir tabak abguşt yedikten sonra bile “Acaba ikinci tabağı alsam ayıp olur mu?” diye düşünüyorum.

Sonra cevabı kendim veriyorum:

“Olmaz. Çünkü bazı mutlulukların porsiyon hesabı yapılmaz.”

Ve galiba güzel yemeklerin en büyük sırrı da burada saklı.

“kuzu eti ve nohut ile yapılan güveç olan abguşt hangi ülkeye aittir” konusunda merak ettiklerinizi bu yazımızda ele almaya çalıştık. Radyoderman okurları için daha fazlası yolda!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort ilbet giriş yap betexper yeni giriş
https://www.guzelforum.com.tr https://alnila.com.tr https://onureroglu.com.tr Sitemap